BUGÜN KONUMUZ ÇİKOLATA

Çikolata deyince birçok insanın dikkatini çekiyor. Çekmemesi mümkün değil. Çünkü çikolata, dünyadaki en popüler tatlı. Hepimiz bayılarak yiyoruz. Kimsenin hayır diyemeyeceği bir lezzet.

Çikolatanın ana maddesi kakao. Çikolatayı çok çeşitli şekillerde tüketiyoruz. Kavanozda, tablet şeklinde, bayramlık şekerlerde, bisküvilerle ve daha birçok üründe aroma maddesi olarak tüketiyoruz. Onu çok seviyoruz çünkü çikolata mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin hormonunu artırıyor. Karşı konulmaz olmasının nedeni bu sanırım.

Çikolata yemek sizi iyi hissettirmekle kalmaz aynı zamanda dengeli tüketirseniz sağlığınıza da fayda sağlar. Çünkü potasyum, selenyum, fosfor, bakır, demir, çinko, magnezyum kalsiyum gibi mineraller bakımından zengin bir besin.

Çikolatanın özünü tropik iklimlere has olan kakao oluşturur. Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık gibi besinler katılarak tatlandırılır. Böylece çikolata meydana gelir.

Bitter çikolata daha yüksek oranda kakao, daha az süt ve şeker içerir. Bu yüzden içeriğinde daha az kalori bulunur ve bir bakıma daha faydalıdır. Bahsedilen özelliklere sahip olan, içeriğinde en az %70 kakao oranına sahip bitter çikolatadır.

Özellikle yoğun olan bitter çikolatalar güçlü antioksidandırlar. Sebebi, içeriğinde yüksek oranda bulunan kakaonun flovonoidler, epikateşin, kateşin ve prosiyanidinden zengin olmasıdır.

Peki neden bitter çikolata, sütlü çikolatadan daha fazla antioksidan kapasiteye sahiptir?

Çünkü sütlü çikolatanın içeriğindeki süt flovonoidleri bağırsak emilimini yavaşlatır ve sütlü çikolatalar daha az oranda kakao içerir.

‘Çikolata tüketenler daha zeki olur’ demek doğru olur mu bilmem ama, çikolata beyin fonksiyonlarını ve konsantrasyonu arttırır. Öğrenme ve kavrama faaliyetlerini güçlendirir.

Bilimsel bir araştırmada haftada en az bir defa düzenli çikolata yiyen insanların zihinsel olarak daha iyi performans sergiledikleri görülmüş.

Son yıllarda yapılan araştırmalar çikolata tüketiminin görsel uzamsal zekayı güçlendirici olduğunu göstermiş.

Görsel uzamsal zekâ, nesneleri zihnimizde canlandırma, biçimleri hayal etme, ayrıntıları hatırlayabilme, üç boyutlu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü algılama kabiliyetidir.

Ayrıca çikolatanın bilgileri akılda tutan ve kullanmayı sağlayan çalışma belleği üzerinde de olumlu etkileri vardır.

Güçlü bir görsel zekâ belleğimize aldığımız şeyleri daha kolay ve hızlı biçimde hatırlayabilmemizi kolaylaştırır. Örneğin yeni gördüğümüz yüzleri, telefon numaralarını, tuttuğumuz notları hatırlamaya yardımcı olur.

Geldik çikolatanın diğer bir faydasına. Çikolata kan lipid seviyeleri üzerinde olumlu etkilere sahip. Doymuş yağ içeriğine sahip olması nedeniyle olumsuz görülse de, içeriğindeki doymuş yağın türevinin hayvansal kaynaklı besinlerden farklı olması olumsuz etkilerini değiştiriyor.

Yapılan bir araştırmada kakao tüketiminin damar sertliği, sonradan gelişen diyabet ve hipertansiyon görülme sıklığını düşürdüğü gözlemlenmiş. Diğer bir çalışmada ise kakao alımının kan basıncıyla ters orantılı olduğu bulunmuştur.

Bunlardan yola çıkarak çikolata tüketiminin bazı metabolik hastalıklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu söyleyebiliriz.

Çikolatanın faydalarından en önemlisi strese karşı etkili olmasıdır. Stres azaltıcı olarak görev yapan valerik asit içerir. Yani bitter çikolata doğal bir anti-depresandır. Başta da söylediğim gibi çikolata, mutluluk hormonu olan serotonini artırır. 

 

Çikolatanın faydalarından bahsettikten sonra dünyadaki ve ülkemizdeki çikolata tüketimine bakalım.

 

Dünya çapında çikolata tüketimi yıllık: Yaklaşık 1 milyon ton

Dünyada çikolata tüketiminde Türkiye: 5. sırada

Türkiye’de bir senede üretilen çikolata: 240.000 ton

Ülkemizde bir kişinin yılda ortalama tükettiği çikolata: 3,1 kg

 

Miktarlar oldukça çarpıcı. Bir diğer çarpıcı bilgi de Türkiye’de tüketilen bu çikolatanın %50‘sini Ramazan Bayramı’nda tüketiliyor.

 

Peki sağlıklı bir insan için günlük tüketim ne kadar olmalı?

Günlük 20 gram kadar bitter çikolata tüketimi sağlıklı bir ölçüttür. Bu da 2-3 kare kadar çikolataya tekabül ediyor.

 

Peki ya fazla çikolata tüketirsek bize ne gibi zararları olur?

Her paketli üründe olduğu gibi çikolataların içerisine gıda katkı maddeleri katılmakta. Bununla beraber içinde bulunan şekerin tüketiminin aşırı olmasının vücut sağlığına zarar verdiğini unutmamalıyız.

Çikolatalar şeker ve yağ içeriği nedeniyle yüksek kalorili olabilir. Bu içerikler sebebiyle çikolata kilo alımına sebep olabilir.

Düzenli olarak çikolata tüketen bireyler migrenlerinde artış yaşayabilirler. Ancak çikolatanın migren tetikleyicisi olduğuna dair yeterli kanıt olmadığını da söylemek gerek.

Çikolatanın zayıf kemik yapısına ve kemik erimesine neden olabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Yapılan bir çalışmada, her gün çikolata tüketen yaşlı kadınların kemik yoğunluğu ve gücü daha düşük görülmüş.

Çikolata, mide ekşimesine de neden olabilir. Mide problemlerini tetikleyebilir.

Çikolata içeriğindeki flovonoidler sayesinde antioksidan etki gösterir demiştik ve bu antioksidanların kanserle savaşmaya yardımcı olduğu düşünülmekte. Kakaonun kanser hücrelerinin büyümesini engellediğini söyleyen çalışmalar var ancak antikanser mekanizmaları tam olarak anlaşılamamıştır. Hatta bazı çalışmalar daha fazla çikolata alımının, kanser olma olasılığını artırdığını gösteriyor. Bunun sebeplerinden biri çoğu çikolata ürününün yüksek karbonhidrat içeriği. Şekersiz çikolata, kanser riskini artırmadan kakaonun faydalarını görmemizi sağlayabilir.

Çikolatanın olası olumsuz etkilerinden sonuncusu da BAĞIMLILIK!

Sizce çikolata bağımlılık yapar mı?

Bazı yiyecekleri diğerlerinden daha fazla bağımlılık yapıyor. Şeker ve yağ oranı yüksek, birçok çikolata türü gibi yüksek oranda işlenmiş gıdalar , genellikle meyve ve sebzeler gibi daha az işlenmiş gıdalardan daha fazla bağımlılık yapma potansiyeline sahip.

Çikolatanın içeriğindeki kakao yağının avantajları olsa da, yağ oranı da oldukça yüksek. Bu, çikolatanın bağımlılık yapan bir besin olma potansiyelini artırıyor. Özellikle de bazı çeşitlerde çok miktarda şekerle birleştirildiğinde bu olasılık daha da artıyor. Bunun yanında tatlandırıcı ve yapay tatlandırıcılar gibi gıda katkı maddeleri genellikle çikolata gibi yüksek oranda işlenmiş ve aşırı lezzetli gıdalara ekleniyor ve bazı çalışmalar bağımlılık konusunda bunların da etkisinin olduğunu gösteriyor.

 

Bu nedenle, potansiyel olarak bağımlılık yapan çikolata türlerinden kaçınmanın bir yolu, daha az işlenmiş özellikle şeker ve yağ oranı düşük çikolata çeşitlerini tüketmek. Buna en iyi örnek bitter çikolatalar.

 

Çikolata bağımlılığının belirtileri nelerdir?

Çikolatayı “kötü” olarak etiketlemek.

Yerken genellikle stres veya endişe hissetmek.

Çikolatayı nasıl ve ne zaman yediğiniz konusunda katı kurallar koymak.

Çikolatayı tamamen kısıtlamak.

Çikolata için sürekli istek duymak.

Çikolata arzusunun vücudun açlık ve tokluk ipuçlarını geçersiz kılması.

Alışılmadık derecede büyük miktarda çikolatayı zorunlu olarak yemek.

Arkadaşlardan ve aileden ne kadar çikolata yediğini gizlemek.

Ne kadar çikolata yediğini kontrol edemiyormuş gibi hissetmek.

Mideniz ağrıyana kadar çikolata yemek.

Çikolatanın kilo alımına veya sağlık sorunlarına katkıda bulunması olabilir.

 

Çikolata yedikten sonra ara sıra bunlardan bazılarını hissetmek normaldir. Ancak, bunları sık hissetmek, bu daha büyük bir sorunun işareti olabilir.

 

Yazımı bitirmeden önce bir soruya daha açıklık getirelim.

Kakao siyah olduğuna göre beyaz çikolata neden beyazdır?

Beyaz çikolatanın içinde kakao yoktur. Çikolata tadını yağından alır. O yüzden de rengi beyazdır.

 

KENDİNE GEÇ KALMA!

0
    0
    Sepetiniz
    Sepetiniz boşMağazaya Dön